İzmir’de İZDENİZ’in körfez temizliği ihalesinde meydana gelen liyakatsizlik ve usulsüzlükler, TEMİZELLER tarafından belgelerle ortaya kondu. Hakan Kaplan’ın 10 Nisan 2026 tarihli raporunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “kaçak döküm” tespiti, İZDENİZ’in yalanlamalarına karşın gerçekleri gözler önüne serdi. İzmir Körfezi’ni kurtarma adı altında yapılan uygulamalar, birçok skandal ile gözler önüne serildi.
İZDENİZ’in “usulüne uygun” dediği ihale, bakanlıktan gelen “kaçak döküm” uyarısı ve teknik şartnamede yer alan “eğitimci” imzaları ile rezil bir duruma dönüştü. TEMİZELLER Genel Yayın Yönetmeni, deneyimli gazeteci Ahmet TÜBCEL, İZDENİZ A.Ş.’nin 400 tonluk bentonit kili alımındaki karanlık ilişkileri gün yüzüne çıkardı. Ortaya çıkan gerçek, mühendislik disiplininin göz ardı edildiği ve kamu kaynaklarının “acil müdahale” bahanesiyle belirli adreslere yönlendirildiği bir ihale sürecidir.
İhale şartnamesinde yer alan imza bloğu, skandalın en dikkat çekici belgelerinden biri. İzmir Körfezi gibi büyük bir ekosistemi etkileyecek malzemenin teknik özelliklerini belirleyen belgeyi hazırlayanların mühendis olmaması dikkat çekiyor. Milyonluk ihalenin teknik detaylarını belirleyenler arasında İZDENİZ Eğitim Müdürü Dilan Öner ve Eğitim Sorumlusu Beray Tuvaç Par’ın imzaları bulunuyor. Bu durum, ihalenin teknik gerekliliklere uygun değil, “sipariş” üzerine hazırlandığını açıkça gösteriyor.
Bakanlık, İZDENİZ yönetiminin “Bakanlık izniyle yapıyoruz” savunmasını geçersiz kıldı. 25 Şubat 2026 tarihli resmi yazıda, bakanlıktan sadece Bayraklı sahilinde dar bir alanda “pilot çalışma” izni verildiği ve bu iznin suistimal edilerek 7 farklı noktaya izinsiz döküm yapıldığı tescil edildi. Bakanlık, “İstenen bilimsel akademik rapor bulunmamaktadır” diyerek belediyeye “DUR” ihtarı çekti ve “cezai müeyyide” uyarısında bulundu.
İhale şartnamesinde belirtilen alım gerekçesi, 20 Ağustos 2024 tarihinde yaşanan balık ölümleri ve acil eylem planı olarak gösteriliyor. Ancak bu “acil” belgenin imza ve revizyon tarihi tam 16 ay sonrasına, yani 25 Kasım 2025 tarihine işaret ediyor. Körfezdeki deniz canlıları zor durumda kalırken, 460 gün boyunca hareketsiz kalanların, 16 ay sonra “acil” diyerek ihaleye çıkması, sürecin ekolojik kaygılardan çok ticari çıkarlarla yönetildiği şüphesini artırıyor.
Açık ihale usulüyle gerçekleştirildiği iddia edilen bu alımda, dışarıdan gelecek firmaların ihaleye katılmasını engelleyen bir madde konulmuştur. Şartnamede yer alan “siparişten sonra 48 saat içinde teslimat” zorunluluğu, sadece İzmir’de hazır stoğu bulunan bir yükleniciyi işaret ediyor. Yaklaşık maliyeti 2.2 milyon TL olan ihaleye yalnızca tek bir geçerli teklif verilmesi, rekabetin nasıl engellendiğini ortaya koyuyor.
Bilimsel değerlendirme raporları, dökülen bu maddenin algleri yok etmediğini, sadece denizin dibine yerleştirildiğini gösteriyor. Dibe çöken bu malzeme, oksijen seviyelerini düşürmekte ve deniz altındaki yaşamı tehdit etmektedir. İzmir Körfezi’nin dibine “beton tabut” gömen bu uygulama, bölgenin ekolojik geleceğine ciddi bir darbe vurmaktadır.