Ticaret Bakanlığı, indirimli satış reklamlarında artan ihlaller ve tüketici şikayetleri üzerine saha denetimlerini yoğunlaştırdı.
Bakanlık, indirimli satışların tüketiciler üzerindeki yönlendirici etkisi nedeniyle “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği”ne tam uyum koşulu arıyor.
Yapılan incelemelerde, “yüzde 50 + yüzde 20 + yüzde 10” gibi üst üste binen yanıltıcı nihai indirim hesaplamalarının tüketicilerde kafa karışıklığı oluşturduğu belirlendi.
Reklamın ana metninde tüm ürünlerde indirim olduğu belirtilmesine rağmen dipnotlarla birçok ürünün kapsam dışı bırakıldığı, kampanya koşullarının ise okunmayacak kadar küçük ve silik puntolarla sunulduğu tespit edildi.
İndirimli satışın başlangıç ve bitiş tarihlerinin bulunmaması ile sadakat kartları üzerinden yapılan indirimlerde referans fiyatın gerçeğe aykırı şekilde yüksek gösterilmesi de üzerinde durulan ihlaller arasında yer aldı.
CEZALAR MECRA BAZINDA KATLANIYOR
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mevzuata aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları yaptırıma tabi tutuluyor. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre reklamları durdurma, aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası verme yetkisine sahip bulunuyor.
İdari para cezaları, reklamın yayınlandığı mecraya göre 99 bin 339 liradan başlayıp 39 milyon 916 bin 524 liraya kadar yükselebiliyor. Kurul, ceza miktarını belirlerken elde edilen haksız menfaatin büyüklüğü, tüketicinin uğradığı zarar ve ihlali gerçekleştirenin kusur durumunu dikkate alıyor.

“ÖNCE UYAR, SONRA CEZALANDIR” STRATEJİSİ
Ticaret Bakanlığı, hem tüketicilerin mağduriyet yaşamaması hem de işletmelerin ağır cezalarla karşılaşmaması için ilgili meslek kuruluşlarını ve üyelerini bilgilendirdi.
Bakanlık uzmanları, reklamların mevzuata tam uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Spekülatif fiyat hareketlerine yol açan ve dürüstlük kuralına aykırı tüm ticari uygulamaların takibinin titizlikle yapılacağı kaydedildi.
VATANDAŞ BEDAVAYA ÜRÜN ALIYORUM DERKEN ZARARA UĞRUYOR
Öte yandan özellikle son bir yıldır neredeyse başta marketler olmak üzere perakende sektörünün birçok işletmesinde görülen “bir alana, bir bedava” uygulaması adeta bir aldatmacaya dönüştü. Bu yöntemle marketler ellerindeki stokları eritiyor. Mallarını hızla nakite çeviriyor.
Vatandaş ise ‘bedavaya ürün alıyorum’ derken aslında firmaların kârına kâr katıyor. Fiyat araştırması yapmadığı için ihtiyacından fazla ürünü evinde stoklamaktan öteye bir şey yapmıyor

BAKANLIK HAREKETE GEÇTİ
‘Bir alana, bir bedava’ aldatmacasında sistem şöyle işliyor: Başka marketlerde daha ucuza olan ürünlerin fiyatı, “bir alana, bir bedava” kampanyasında önce ikiye katlanıyor, sonra biri bedava algısıyla iki ürün olması gerekenden daha pahalıya satılıyor.

Konuyla ilgili şikayetler artınca Ticaret Bakanlığı da harekete geçti. Vatandaşların bir marketteki kampanyayla ilgili ihbarı üzerine işlem başlatıldı.

