Siirt’te, soyadını mesleğinden alan ve “somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı” unvanına sahip olan Fatih Bakırcı, unutulmaya yüz tutan bakırcılık geleneğini yaşatmaya büyük bir özveriyle devam ediyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda 5 yaşındayken babasının yanında bakırcılıkla tanışan 50 yaşındaki Fatih Bakırcı, yıllar içinde ustalaşarak dededen kalan yaklaşık 150 yıllık mirası devraldı. 2023 yılında somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları arasında yer alarak bakırcılık alanında “sanatçı tanıtma kartı” almaya hak kazanan Bakırcı, bu köklü mesleği ömrünün sonuna kadar sürdürmeyi hedefliyor.
Çocukluk yıllarını babasının dükkanında geçiren Bakırcı, “Lisede okurken her fırsatta okuldan çıkar çıkmaz rahmetli babamın dükkanına gelir, onun yanında çalışırdım. Benden 5 yaş büyük ağabeyimle birlikte bu mesleği sürdürdük. Kısacası, biz bu mesleğin içindeyiz.” şeklinde konuştu. Bakırcılığın bir gelenek olduğunu vurgulayan Bakırcı, bu mesleğin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti ve “Soyadımız dede mesleğinden geliyor. Bu mesleğin sadece ismimizde kalmasını istemiyoruz. Gelecek nesillere kadar sürmesini ve yaşatılmasını arzu ediyoruz.” dedi.
Bakırdan yapılan şekerlik, baharatlık, saç tava, perde pilav tenceresi, yumurta tavası, cezve, çaydanlık gibi birçok ürün ürettiklerini belirten Bakırcı, her bir ürünün yüzlerce çekiç darbesiyle şekillendiğini ve büyük emek gerektirdiğini ifade etti. “Bazı yerlerde bakırdan üretilmiş bir eşya gördüğümde, ‘Bunu rahmetli babam, dedem yapmıştı.’ diyorum. Bu, beni çocukluğuma götürüyor. Bu mesleği bırakmak istemiyorum ve ayakta tutmak için elimden geleni yapacağım.” diye ekledi.
Bakırcılar Çarşısı’nda bir dönem 119 bakırcı dükkanının bulunduğunu hatırlatan Bakırcı, şimdi yalnızca kendi dükkanlarının kaldığını ve bu durumu üzüntüyle karşıladığını belirtti. Bakırdan üretilen ürünlerin hassas bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Bakırcı, bakır eşyaların kısık ateşte kullanılması ve düzenli bakımlarının yapılmasının önemini sözlerine ekledi.
